14 Aralık 2010 Salı

ITF 2010'un En İyilerini Belirledi..

Uluslararası Tenis fedarasyonun bu günkü açıklamasına göre,bu yılın en iyileri Danimarkalı raket Caroline Wozniacki ve İspanyol raket Rafael Nadal oldu.2010 yılını WTA ve ATP alanlarında da zirvede kapayan oyuncular,eski ITF dünya şampiyonlarının seçimiyle de başarılarını taçlandırmış oldular.

2009 yılında büyük bir düşüş yaşayan fakat geride bıraktığımız sezonda kendini bulan Rafa'nın bü ödüle yorumu şu şekilde ;


'İkinci kez bu ödülü almak benim için gerçekten büyük bir onur. Zorlu 2009 sezonundan sonra tekrar zirveye tırmanıp “1 Numara” olmak ve sonunda Amerika Açık’ı kazanmak harika bir şey.Amacım bu yeri kaybetmeden oyunumu geliştirmek ve her sene bir önceki sezondan daha iyi olmak'*



Hiç grand slam kazanamamsına rağmen,yıl içinde bir çok turnuvaya katılan,Amerikan açık finali gören 20 yaşındaki dünya bir numarası Caro Wozniacki'nin sözleri ise şöyleydi ;

'Eski ITF Dünya Şampiyonları tarafından birinci ilan edilmem onur verici. 2010’da harika bir sezon geçirdim ve çok çalıştım. 2011’de daha iyi olup, başarımı taçlandırmak istiyorum'*


Geçen yıl ise bu ödüle layık görülen isimler Serene Williams ve Roger  Federer olmuştu.

Duygu Toydemir


*eurosport.com

6 Aralık 2010 Pazartesi

Sırbistan'ın zaferi..

    Geride bıraktığımız haftasonu Belgrad'da oynanan Davis Cup finalinde gülen taraf Sırbistan oldu.Kadrosunda dünya 3 numarası Djokovic'i de bulunduruan Sirplar,rakibi Fransaya 3-2 üstünlük sağlayarak zafere yürüdüler.Turnuvanin en ilgi çeken maçı kuşkusuz,Novak Djokovic Gael Monfils maçıydı.Bu maçı Sirp raket Djokovic 6-2,6-2 ve 6-4'lük setlerle aldı.Final günü kortlar,araarında Sırbistan devlet yetkilerinin de bulunduğu yaklaşık 15 bin kişiye ev sahipliği yapti.Sirbistanın bu başarısı ülke de büyük sevince yol açti.

  Ayrıca kupayı kazandıkları takdirde saçlarını kazıtma sözü veren Sırp ekip bu sözlerini kortta,kameralar karsısında yerine getirdi.Bu da turnuvanın görülmeye değer enstantanelerindendi,izlemeyen varsa internetten bulup bakmalarını tavsiye ederim :)

Duygu Toydemir.







1 Aralık 2010 Çarşamba

WTA Yılın Oyuncusunu Belirledi..

İşte yılın oyuncusu..


   WTA Kim Clijsters'ı yılın oyuncusu olarak seçti.Bu yılın ismi Doha'da düzenlenen sezon sonu turnuvasını da kazanan,toplamdaysa 27 kez zafere ulaşan Clijsters oldu.Kariyeri boyunca 40 WTA şampiyonluğu gören ve 3 grand slami olan Clijters,yuva kurmak için bıraktığı kariyerini 2009 yılında wildcard'la katıldığı US OPEN'ı kazanarak tekrar zirveye taşımıştı.

   Ayrıca Davis Cup final heyecanı bu haftasonu yaşanacak...O yazılarımızla Bloguma devam edeceğim..Herkese şimdiden iyi seyirler...


Duygu Toydemir.

  

28 Kasım 2010 Pazar

The King ; Roger Federer.

  Bir az önce tenisin kral ve prensinin tadı damaklarda kalan finalini izledik...Bu öyle bir maçtı ki oyunun ruhu Federer'in ruhuyla özdeşlesmiş gibiydi...Öylesine kendinden emin,soğukkanlı,sakin ve kusursuz bir maç izletti dünyanın bir ve iki numarası bize.

 Oyunun başında,yazı-tura atışını kazanan Nadal,servis karşılamayı seçti..Ve o andan itibaren seyir zevki başladı...8. oyunda Federer ilk servisi kırmayı gerçekleştirene kadar,dengeli bi mücadele izledik.Servis oyunlarında Rafa'nın Federer karşısında uyguladığı taktik dikkatleri çekti,Federer'in öldürücü forehand vuruşlarının farkında olan Rafa,returnlerde bu vuruşlara izin vermemek için,servislerini kralın backhandine attı.Başlarda bu taktik işe yaramış görünse de,daha derin vuruşler yapan ve fdaha çok file önüne gelme şansı bulan  Roger Federer birinci setin sahibi oldu.

  Birinci sette pasif kalan taraf olan Nadal ikici sete daha agresif başladı.Daha derin toplar kullanarak,file önüne gelmeye başlayan İspanyol raket,Roger Federer'in birinci servis yüzdelerinin de düşmesiyle,sete hakimiyetini kurdu.4.oyunda servis kıran Nadal,oyunun geri kalanını dengede tutarak maçı final setine taşıdı.

  Final setine iki oyuncu da çok güzel başladı.Fakat Federer'in ilk servis yüzdelerinin düzelmeye başlaması,Rafa'yı zorladı ve Kral 4. oyunda,servis kırarak,sampiyonluğa yaklaşan ilk isim oldu.Oyuna tüm hakimiyetiyle devam eden,ilk servislerinde istikrarı yakalayan Federer,5.oyunda bir deuce(beraberlik) yaşansa da,yoluna kayıpsız devam ederek,ATP sezon sonu turnuvalarının sonuncusu kazandı.Roger Federer,Londra'daki bu zaferiyle,2008 Wimbledon rövanşını da almış oldu.

  2009 yılında çok zorlu bir sezon geçiren ve geçen sene bu şampiyonada bir maç bile kazanamayan Rafa'nın bu sene final oynaması,oyun sonunda kendini salon zeminlerinde geliştirdiğini söylemesi,zaten muhteşem bir sezonu geride bırakan Rafa'nın önümüzdeki sezon maçları için beni şimdiden heyecanlandırıyor!

 Son olarak,Federer'in görkemli galibiyetine düşmem gereken son bir kaç not ;
Kral bu kupayı beşinci kez kaldırdı,bu turnayı kazanan en yaşlı ikinci oyuncu ünvanına sahip oldu.Ayrıca Roger Federer bu turnavada dünyanın 1,3,5 ve 7 numaralı tenisçilerine karsı mücadele etti ve tüm maçları toplamda sadece bir set vererek kazandı...

Yeni sozunun açılmasına bir ay kala,yeni yazı ve değerlendirmelerle buluşmak üzere...

Duygu Toydemir.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Günün ikinci yarı finali'nin ardından..

   Ve 2008 Wimbledon finalinin ardından,bir kez daha Londra'da iki devin karşılaşması yaşanacak yarın..
Rafeal Nadal-Roger Federer...Bu sonucu az önce Federer-Djokovic maçının sonucu belirledi.
  
   Bana göre beklentilerin altında bir yarı final oynandı az önce,hele ki öğleden sonraki muhteşem Murray-Nadal yarı finalini düşünecek olursak..Günün ikinci yarı finalini biraz irdeleyelim.Dünya 2 numarası Roger Federer,3 numara Sırp raket Novak Djokovic'i 6-1 ve 6-4 lük setlerle rahat geçti.

   İlk setteki 6-1lik farkın nedenini,Djokovic'in etkisiz birinci servislerinde ve Federer'in servis okumadaki büyük yeteneğinde bulabiliriz.Ayrıca Djokovic'in ilk servis oyununu rakibine kırdırması,zaten turnuva başından beri rahat oyunuyla dikkat çeken Federer'in daha da rahat ve kendinden emin oyununu oynamasına olanak sağladı.İki oyuncunun basit hata ve winner istatistikleri birinci set sonunda birbirleriyle ters orantılıydı !

   İkinci sete daha agresif başlayan Djokovic,ikinci oyunda Federer'in servisini kırarak,maça ortak olma şansını yakalasa da bunu koruyamadı,beşinci oyunda rakibinin servisini kıran Federer ipleri tekrar ele geçirdi.Dokuzuncu oyunda tekrar servis kıran Federer,adını finale yazdıran isim oldu.

  Maçta bana göre öne çıkan,Federer'in öldürücü vuruşları,winnerlarının muhteşemliği bir yana,Djokovic'in kendisiyle olan savaşıydı.Hep birlikte,maçta istediklerini yapamayan Djokovic'in kendisine ve Federer'e karşı mücadelesini izledik.Sırp raket,bunu aşabilecek dinamiği bulabilseydi,çok farklı bir yarı-final karşılaşması izleyecektik..

 Gelelim yarınki büyük finale,yarın 19.30'da Ntv spor'dan da yayınlacak karşılaşma,dünya devlerinin mücadelesine sahne olacak.Tabii ki Nadal-Federer deyince,akla ilke gelen 2008 yılı Wibledon,final, ve Nadal'ın galibiyeti.Bir nevi rövanş niteliği taşıyan bu finalin muhteşem geçeceğine dair beklentiler büyük...Bunu öğrenmeye ve bu muhteşem finali izlemeye çok az kaldı...

Herkese şimdiden iyi geceler,ve yarın için iyi seyirler dilerim...  

Duygu Toydemir
 

barclays atp world tour finals.

     Görkemli bir yarı final karsılaşması...ATP World Tour finals’ta ilk finalistin belirlenmesi hiç de kolay olmadı.Buraya kadar bir çok güçlü rakibini devirerek gelen Murray,bana göre finalin de belirleyicisiydi.Ama 7-6 / 3-6 / 7-6 ‘lık skorlarla maçı alan ve finale yükselen,bu yıl kariyerinin zirvesinde olan Rafael Nadal oldu.
     Maçın ilk oyunları,karşılıklı müthiş geri çizgi savunmaları ve Andy Murray’nin acelerine sahne oldu.İlk oyunlarda eşitlik bozulmadı ve servis kıranın olmaması nedeniyle,setin kaderini belirleyen,tie-break oldu.
      Tabii ki tie-breake gelene kadar,Andy Murray’nin birinci servis yüzdelerini ve birinci servisten çıkardığı puanları es geçmek olmaz.Murray 7. oyuna gelindiğinde %71 birinci servisi oyuna sokma ve bu servislerinde %92  puan çıkarma istatistiklerine sahipti.Rafa’nınsa tek yapabileceği,üzerindeki baskıya rağmen kendi servis oyunlarına tutunmaktı.Bunu başaran Rafa,birinci seti ti-break’a taşıdı.Ti-breakte bulduğu,mini-break servisini değerlendiren Nadal,59 dakikalık birinci setin galibi oldu ve durumu 1-0 yaptı.
      İkinci set Nada’lın servisleriyle başladı,yeni setin başları,önceki seti küçük bir farkla kaybeden Murray için psikolojik bir teste de dönüştü.İkinci setin ikinci oyununda,maçın ilk servis kırma puanını çevirmeyi başaran Murray toparlandı ve etkili servislerine devam etti.Bu oyunda dikkat çeken bir diğer şey; Nadal’ın Murray’e karşı uyguladığı servis taktiğiydi.Servislerini Murray’nin forehandine veya üzerine kullanan dünya bir numarası,çok güçlü backhand returnlere sahip olan rakibi karşısında avantaj yakalamaya çalışıyordu.Fakat,agresif oyununu sürdüren Murray,ikinci setin 7. oyununda ilk kez servis kırarak avantaj yakaladı.Bu avantajını aceleriyle süsleyen Murray,ikinci seti 3-6 kazanmayı başardı.
      Ve maç oyuncular arasındaki rekabetin ve dengenin hak ettiği gibi,final setine uzadı.Final setinin 3. oyununda servis kırmayı başaran Rafa,avantajı eline geçirdi.8. oyuna gelindiğinde artık Rafa’nın finale kalan puanları sayılıyordu ki Murray aceleriyle ve agrasif oyunuyla maçtan kopmadı.Rafa 8. oyunda maç-final puanını görse de Murray bunu çevirmeyi de başardı.10. oyunda da servis kıran Britanya temsilcisi oyunun heyecanını doruğa taşıdı.Tie-breake taşınan final setinde iki tarafta kazanmaya çok yaklaşsa da adını finale yazdıran Rafael Nadal oldu.
     
    Maçtan akılda kalanlar;

Rafa Nadal kariyerinde bu turnuvada ilk kez finale adını yazdırdı.
Turnuvanın 36  vuruşluk en uzun rallysi bu maçtaydı.
Andy Murray’nin agresif oyunu ona daha çok winner kazandırdı fakat aynı zamanda daha çok basit hata yapmasına neden oldu.
Andy Murray 50’nin üzerinde ace attı.
Tenis zevki açısından mükemmel geçen bu yarı final,tam olarak 3 saat 10 dakika sürdü.

Bu aksamın bir diğer yarı finali dünya 2 numarası Roger Federer  ve 3 Novak Djokovic  numarası arasında geçecek.Bu karşılaşma akşam 10’da ntv spor’da yayımlanacak.Şiddetle atvsiye edilir..

                                                                                                                  Duygu Toydemir